Browsing Tag

müşteri temsilcisi

Çağrı Merkezi

Kendini Hazırla: Çağrı Merkezleri | Yeni Temsilcilere Tavsiyeler

04/10/2022

Merhabalar,

Yeni yazımda çağrı merkezlerinde çalışmayı düşünen, aynı zamanda yeni başlamış temsilci arkadaşlarımın kendilerini bu sürece nasıl adapte edebilecekleri konusunu ele alan birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum. Bu ay itibari ile çağrı merkezinde 2 yıl 6 aylık bir tecrübeye ulaştım. Karşılamış olduğum çağrılarda her karakterden insan profili ile görüşme sağladım, kimi zaman günümün çoğunluğu çok öfkeli müşterilere kimi zaman tam tersi sakin yapıda müşterilere denk geldiği dönemler oldu. Çağrı merkezi bu konuda tam bir şans oyunu diyebiliriz, müşteriyi seçme şansımız olmadığı için neyin geleceği tam bir soru işareti niteliğinde. Ben şu an bankacılık sektöründe hizmet veren bir firmada çalıştığım için önerilerin bazılarını bulunduğunuz sektöre veya kurum yapısına göre kişiselleştirmeniz doğru olacaktır.

Sektörel Zorluk: Klişe olarak nitelendirilebilecek bir cümle olabilir belki ama gerçekten her işin kendi zorluğu var, kolay bir iş yok. Elbette bazı işler, sektörler diğer işlere göre daha zorlayıcı, yıpratıcı bir konumda olabiliyor. Çağrı merkezleride herkesçe zorluğu kabul edilmiş bir sektör. Müşteri temsilciliğine başvurmayı düşünen, bu pozisyonda yeni kişilerin öncelikle sektörün – işin zorluğunu kendine empoze etmiş olması büyük önem taşıyor. Bulunduğum şirkette yeni çağrı karşılayacak temsilcilere ilk günlerinde tecrübeli temsilcilerin destek olduğu bir sistem yer alıyor. Bende bu süreçte çok kez yeni temsilci arkadaşlarımıza çağrılarında destek oldum, olmaya devam ediyorum ve en çok serzenişte bulunulan içerik çağrı yoğunluğunun yüksek olmasına yönelik oluyor. Çağrı merkezleri toplumca aklımıza takılan en ufak bir noktada sığındığımız güvenli bir liman niteliğinde olduğundan bu durum çağrı yoğunluğunun genellikle yüksek sayılarda olmasına neden oluyor bu sebeple çağrı merkezinde ilk altın kural zorlu bir sürecin beklediğini benimsemiş olmamız gerektiğidir.

İşi Öğrenme Payı: Bulunduğunuz sektöre göre işi öğrenme süreniz değişkenlik gösterecektir burada önemli olan kimsenin sizden ilk dönemlerinizde tecrübeli bir temsilci seviyesinde çağrı karşılamanızı beklemediğidir. Her işte olduğu gibi çağrı merkezlerinde de işi öğrenme payı bulunmaktadır, benim genellikle yeni temsilci arkadaşlarıma tavsiyem kendilerine 2-3 aylık bir süre tanımaları yönünde oluyor. İşin içeriğine girildiğinde direkt yoğunluğun adeta bir tokat niteliğinde suratımıza çarpması hemen akıllarda “galiba ben bu işi yapamayacağım” algısını oluşturuyor halbuki bu düşüncenin başlangıçta belirmesi çok normaldir bunu x bir iş dalında da çok rahat düşünebiliriz, çağrı merkezine özgü bir yaklaşım değildir. Bu düşünceye kapılmadan iç dünyamızda kendi kendimizi motive etme odaklı cümleler kurmamız, zihnen ilgili algıyı tersine çevirmemiz çok kritik bir önem taşımaktadır. Ben genellikle yeni arkadaşlara şu cümleyi tekrar etmelerini tavsiye ediyorum: “Yeni bir temsilciyim, işi öğrenmeye çalışıyorum elbette hatalarımın – eksiklerimin olması çok doğal zamanla iyileştireceğim” şeklinde kısa ve öz bir cümlenin bile bu süreçte çok yardımcı olacağını düşünüyorum. Sizlerde fark edeceksiniz.

Olumlama: İşi Öğrenme Payı maddesinde aslında bir olumlama yapmıştık burada ki olumlamayı ise aslında bir nevi kulak arkası etmek şeklinde de yorumlayabiliriz. Ben bu maddemi kendi içimde kalkan görevi gören, negatif enerjiye karşı siper olan bir koruyucu olarak betimliyorum. Özellikle ilk dönemlerde müşterilerden “siz yenisiniz sanırım”, “bir şey bilmiyorsunuz”, “tecrübeli biriyle görüşmek istiyorum”, “neden bu kadar uzun sürdü” tarzında eleştirel cümleler ile karşılaşabilirsiniz. Bunlar başlangıçta oldukça doğaldır, bu tarz cümleler karşısında asla motive düşüklüğüne gitmemeliyiz. Kulak arkası etmek dediğimiz işlevi ise tam da bu noktada devreye koymalıyız, hayatta elbette olumlu – olumsuz her bakış açısına, yoruma açık olmak gerekir bunu tamamen bir kenara koymakla beraber üzerinde durduğumuz nokta içerisinde bulunduğumuz konumun bize sürüklediği olumsuz eleştirilerdir. Bu sebeple ifade edilen olumsuzlukların şu an ki tecrübesizlik ve bilgi eksikliğinin zemininden doğduğunu iyice kavramalı ve ileride zaten bu tarz eleştirilerle minimum düzeyde karşılacağımızı kendimize hatırlatmalıyız.

Kritik Başlıkları Belirlemek: Bulunduğunuz sektöre göre çağrı sürecinde hataya daha yatkın olan, yüksek risk teşkil eden hatta tazmine kadar uzanan çağrı başlıkları olabilmektedir. Bu sebeple çağrı karşılamaya başladığınız andan itibaren tecrübeli temsilcilerden, varsa takım lideri – çağrı merkezi şefi gibi yönetici pozisyonunda bir yetkiliden özellikle ilk dönemlerinizde sizi zorlayacak çağrı içeriklerinin bilgisini, bu tarz çağrılarda nasıl bir yol haritası izlemeniz gerektiğine yönelik tavsiyeleri öğrenmenizin büyük bir fayda getireceğini düşünüyorum. Hatta zaman zaman tecrübeli temsilcilerden, yetkili kişilerden kısa dahi olsa eğitimler talep etmeniz varsa konu özelinde notlarını istemenizde kolaylık sağlayacaktır.

Çağrı Merkezi

Dış Arama Görüşmelerinde Çağrı Süreci

28/05/2022

Merhabalar,

Çağrı Merkezi köşemde ikinci konuğum çalıştığım kurum olan Erişim Müşteri Hizmetleri firmasının Eskişehir hizmet noktasından değerli arkadaşım Çiğdem Yüksel. 🙂 Çiğdem ile dış arama görüşmelerini ele aldığımız keyifli bir soru-cevap gerçekleştirdik. Kendisine katılımı için çok teşekkür ediyorum, keyifli okumalar. 🙂

Merhaba Çiğdem, öncelikle kendinden biraz bahsedebilir misin?

Merhabalar, 01.05.1992 doğumluyum. Eskişehirliyim. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi – Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı önlisans mezunuyum. Açık öğretimde işletme 4. sınıf öğrencisiyim. Hem yüz yüze hem telefonda iletişime ve sosyalliğe çok önem veririm. Hümanist bir yapım vardır. Çalıştığım kurum içerisinde yer aldığım takımlarda düzenlenecek organizasyonlarda – aktivitelerde aktif bir rol üstlenmeye dikkat ederim. Yakın zamanda da kurumumuzun faaliyete geçirdiği sosyal medya uygulamasında Eskişehir lokasyonunun elçisi seçildim.

İş hayatına ne zaman başladın? Ne kadar süredir çağrı merkezindesin?

İş hayatıma ilk olarak 2014 yılında Comdata firmasında gelen aramada başladım. 10 aylık bir gelen arama temsilcilik tecrübem oldu. Erişim Müşteri Hizmetlerine ise Nisan 2017’de dış arama biriminde giriş yaptım ve şuanda da dış arama bilgilendirme temsilcisi olarak devam etmekteyim.

Dış arama birimini biraz anlatabilir misin? Nedir bu birim, tam olarak iş akışı nedir?

Dış arama birimi kendi içerisinde birçok bölüme ayrılan bir yapıya sahip. Bilgilendirme, güvenlik, istihbarat, tahsilat, kurye gibi farklı farklı çağrı türleri var. Örnek vermem gerekirse kurye dış aramalarında müşterilerimize adres teyidi aramaları gerçekleştirerek kartının en kısa sürede tarafına ulaşması noktasında kontrollerini yapıyoruz, istihbarat görüşmelerinde kredi kart başvurusunda bulunmuş müşterilerimizin eksik kalmış olan bilgilerini tamamlamak noktasında destek veriyoruz.

Dış arama görüşmelerinde en dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Öncelikle dış arama görüşmeleri, gelen arama görüşmelerine nazaran daha rahat geçen bir çağrı türü diyebiliriz. Dış arama görüşmelerinde en kritik nokta müşterinin görüşmeye müsaitlik durumudur. Müşterimiz eğer müsait değilse randevu oluşturarak uygun olduğu bir vakitte arama gerçekleştiririz. Müşterilerimiz eğer Kişisel Verilerin Korunması Kanununa onay vermemiş ise bu onayı iletebileceği alternatif kanalları sunarız. Son olarak görüşmelerimizin mutlaka kayıt altında olduğunu da hatırlatırız. Dış aramanın temel taşları bu 3 başlıkta toplanmaktadır.

Dış arama görüşmelerinde müşterilere nasıl yaklaşılmalıdır?

Müşterilerimizin dış aramada en tereddüt duyduğu nokta güven diyebiliriz. Aramalarımızda öncelikle günümüzün getirmiş olduğu dolandırıcılık çağrısı şüphesini ortadan kaldırmaya yönelik yaklaşım sergiliyoruz, müşterimize güven oluşturuyoruz. Bazı görüşmelerde aşırı şüpheci – sorgulayıcı yaklaşan müşteriler ile karşılaşabiliyoruz bu müşterilerimizde elbette biraz daha efor sarfetmemiz gerekebiliyor, numaramızı dilerseniz çağrı merkezimiz üzerinden doğrulatabilirsiniz ve tekrar mesai saatlerimiz içerisinde bize dönüş sağlayabilirsiniz şeklinde yönlendirmelerimiz oluyor. Bu sebeple müşterilere yapılan arama ile ilgili soru işaretini ortadan kaldıracak şekilde yaklaşmak çok kritik bir öneme sahip.

Gelen arama tecrübesi hem de dış arama tecrübesi olan bir temsilcisin. Sence bu iki çağrı türündeki müşterileri ayıran en önemli yön nedir?

Gelen arama müşterileri taleplerini direkt iletmek çerçevesinde aramayı gerçekleştiren taraf olduklarından ötürü bu çağrı türünde kriz çağrı olarak adlandırdığımız, işin içinden çıkılmasının zor noktalarda olduğu senaryolar ile karşılaşma oranı daha yüksek oluyor. Dış arama görüşmelerinde müşterilerimizin talebinin yerine getirilmesi noktasında destek veren, arayan taraf olduğumuz için yaklaşımları daha ılıman oluyor bu sebeple genellikle dış arama görüşmeleri memnuniyet oranının daha yüksek olduğu, müşterilerimizin işlemlerinin karşılanması sonrası teşekkürünü dile getirme noktasında daha bonkör yaklaştığı çağrı türleridir diyebiliriz.

Çağrı Merkezi

Müşteri Temsilciliğinde Aranan Yetkinlikler & Yetkinliklerin Önem Derecesi

14/03/2022

Merhabalar,

Yeni yazımda son zamanlarda üzerinde yoğun olarak araştırma gerçekleştirdiğim yetkinlikler konusunu ele alacağım. Pandemiden önceki süreçte de çağrı merkezlerinin rağbet gördüğünü ve problemlerin çözüm noktasında birincil sırada olduğunu bilsekte pandemi ile birlikte bu önemin çok daha arttığına tanıklık ettik. Bu önem artışı elbette doğrudan istihdam noktasınıda etkiledi ve müşteri temsilciliği alımları büyük ölçüde arttı ve artmaya büyük hızla devam ediyor. Alımların artması internet ortamında çağrı merkezi sektörüne girmek isteyen adayları doğal olarak “Çağrı merkezine nasıl girebilirim?” “Çağrı merkezi mülakat soruları nelerdir?” “Müşteri temsilciliğinde hangi yetkinlikler önceliklidir?” gibi aramalara sürükledi. Önceki yazılarımda genel olarak iş hayatında aranan yetkinliklere ve müşteri temsilciliğinde işe başladıktan sonra dikkat etmemiz gereken altın kurallara değinmiştim şimdi de direkt müşteri temsilciliğinde ki aranan yetkinlikleri ve bunların önem sıralamasını ele alacağız.

Doç. Dr. Nermin Çelik‘in yapmış olduğu bazı araştırmalara göre müşteri temsilciğinde işe alım noktasında adaylarda en çok kişisel yetkinliklere bakılıyor, mesleki aranan yetkinlikler ise ikinci planda. 1,0000 değer üzerinden baktığımızda Kişisel Yetkinlikler 0,6032’lik oranı kapsarken Mesleki Yetkinlikler 0,3968’lik bir orana sahip. İlgili oranları aynı zamanda yetkinlik dağılımlarında inceleyelim:

Listeye baktığımızda Kişisel Yetkinlikler alanında “Anlama ve İfade Edebilme Yeteneği” yetkinliğinin 0,1961 oran ile ilk sırada olduğunu görüyoruz. Bu yetkinliğin kesinlikle ilk sırada olmasına ben de katılıyorum. Çağrı merkezinde gelecek ay 2. yılımı geride bırakmış olacağım ve şunu belirtmek isterim ki müşterilerin taleplerini doğru bir şekilde anlamak ve bunu ifade edebilmek işin %70’lik kısmını oluşturmaktadır. Bu yetkinliği ikinci sırada “Sabırlı ve Pozitif Yaklaşım Gösterme Becerisi” takip ediyor, çağrı merkezi stresli bir ortam müşterilere karşı sabırlı ve pozitif yaklaşmak gelen kriz bir çağrının olabildiğince hızlı çözüme kavuşmasına imkan tanıyacaktır.

Mesleki yetkinlikleri incelediğimiz de “Zaman Yönetimi Bilgi ve Becerisi” 0,1733 oranla ilk sırada yer almaktadır. Müşteri temsilcileri olarak gelen çağrılarda olabildiğince hızlı çözüme kavuşturmak çok kritiktir. Farklı sektörlerde ki mesleklerde yapılan işin uzaması akışı etkilese de bu etkileme toparlanabilir düzeyde kalmaktadır fakat çağrı merkezinde zamanı yönetememek, çağrılara gerekli müdahaleyi yapamamak hat yoğunluğunun artmasına ve işin daha yorucu olmasına sebebiyet vermektedir. İlgili yetkinliği ikinci sırada “Stres Altında Çalışabilme Becerisi” takip etmektedir. Çağrı merkezinin yoğun stresli bir ortam olduğunu belirtmiştim özellikle kriz çağrı olarak adlandırdğımız yani çağrı içerisinde gerildiğimiz, o an kulaklığı bırakıp kaçma isteği doğan çağrılarda bu yetkinliğe sahipsek alacağımız bir derin nefesle çağrının kontrolünü tekrar alabilmemiz oldukça mümkün! 🙂

Sonuç olarak çağrı merkezinde çalışmayı düşünen kişilerin yoğun bir tempoda, zorlu müşteri profillerini göz önüne alarak gelen talepleri en hızlı şekilde anlayabilmesi ve stresle başa çıkmayı kendine empoze etmesi gerekeceği bir ortamda olacağını iyice benimsemesi gerekmektedir. Görüşmelere de bu bakış açısı ile hazırlanmalıdır.

Çağrı Merkezi

İşitme Engelli Müşterilerde Çağrı Süreci

20/01/2022

Merhabalar,

Çağrı Merkezi köşesinde ki yeni içeriğimde bu sefer bir konuğum olacak. 🙂 Çalıştığım kurumun Ankara hizmet noktasında bulunan sevgili Hazal ile çok keyifli ve farkındalığımızı yükselten bir soru – cevap gerçekleştirdik. Kendisine çok teşekkür ediyorum, keyifli okumalar. 🙂

Merhaba Hazal, öncelikle kendinden biraz bahsedebilir misin?

24.05.1992 Ankara doğumluyum. Hacettepe Üniversitesi/Edebiyat Fakültesi/Arkeoloji Bölümü’nde lisans eğitimimi, Ankara Üniversitesi/Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi/Antropoloji Bölümü’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Üniversite hayatım boyunca arkeolojik ve antropolojik kazılarda görev aldım. Daha çok Çeşme, İzmir’de çalışmalara katıldım.

İş hayatına ne zaman başladın? Ne kadar süredir çağrı merkezindesin?

Kurumsal anlamdaki ilk iş tecrübemi, Erişim A.Ş.’de edindim. 13.03.2017 tarihinde başladığım işimi, severek bugünlere kadar özveri ve hevesle taşıdım.

İşaret dilini nereden öğrendin? Seni bu konuda teşvik eden ne oldu?

Türk İşaret Dili’nin (TİD) ve işitme engelli bireylerin, tam olarak 6 senedir içindeyim. Temel eğitim seviyesini “Yenimahalle Halk Eğitim Merkezi, Demetevler, Ankara”da tamamlamakla beraber “Unvan Eğitim Kursları, Kızılay, Ankara”da da öğretici ve tercümanlık eğitimlerimi tamamladım ve sertifikalarımı almaya hak kazandım. Yanı sıra 2 seviye de jargon eğitimi alıp sağır kültürü hakkında daha fazla bilgi edindim. Basın mensupları ve bakanların bulunduğu mitinglerde, toplantılarda çevirmen olarak görev aldım. Kolej ve okullarda lise seviyesindeki öğrencilere ise gramer eğitimleri ve giriş dersleri verdim. Beni bu anlamda teşvik eden şey, tercümanlığa başlamadan önce engelli bireylerin birbirileri ile ellerini ve mimiklerini kullanarak nasıl iletişim kurdukları olmuştu. İlgimi çeken en önemli şey ise, bireylerin elleri ile mimiklerinin aynı dengede çalıştığı ve söyledikleri ile hissettiklerini karşı tarafa çok hızlı bir şekilde aktarabildikleri olmuştu. Baktığımda ilk önce “nasıl oluyor da bir şey anlatırken ellerini bu kadar hızlı kullanabiliyorlar” diye düşündüm ve sonra o “anlatan eller” son derece ilgimi çekti ve ben de engelim olmasa da onları anlayabileceğime yönelik ilk adımda “ben bu dili öğrenmek için neler yapabilirim, nasıl bir farkındalık oluşturabilirim” seçeneklerini düşündüm. Aklıma dil kursları geldi, kısa bir araştırma sonucunda az önce belirttiğim sertifikalı eğitimleri aldım. Eğitim süreci bittiğinde belirtmiş olduğum görevlerde çalışmalar sergiledim ve bu anlamda her an aktifliğimi korudum.

İşaret dili öğrenmek zor mu? Bu dili öğrenmek isteyenlere tavsiyelerin var mı?

TİD öğrenmek, tamamen gönül işi diyebilirim… Bir kere gönül bağı kuruyorsunuz… Sağır kültürünün ve işitme engelli bireylerin içinde bulunup bir an için o’nlardan olup o’nlar gibi konuştuğunuzda bu işin kıymetini ancak o zaman anlayabiliyorsunuz. Çünkü o’nlar sizi anlayabiliyor ve siz de o’nlara “anlatan eller” ile yaklaşabiliyorsunuz. Sağırlar ve işitme engelliler, TİD bilen normal/konuşan bireylerin kendileri ile bu şekilde konuşabildiklerini ya da dili öğrenmek için çaba sarf ettiklerini gördüklerinde mutlu oluyorlar. Doğru işaret ve doğru mimiklerle doğru iletişim kurmak, bu yüzden her 2 taraf için de son derece önemli ve evet, TİD öğrenmek kolay değil… Öncelikle süreç çok uzun… Her dil gibi öğrendiğiniz zaman körelmemesi adına aktifliğini sürdürmeniz gerekiyor. Türkçedeki gibi düzenli bir cümle yapısı yok. Ellerle konuştuğunuz bir konuyu yazılı bir şekilde ifade ettiğiniz zaman anlam bozukluğuna uğramış bir cümle yapısı görüyorsunuz. Aslında o’nların ana dili, işaretler… O’nların yazı dilini anlamak için ve o’nlar gibi yazı dili (en basit bir örnek, watsapp yazışmaları yaparken) kullanabilmek için de ayrı bir gözlem sergilemeniz gerekiyor. O’nların yazı dilinde bazen I. Tekil özne varken III. Çoğul yüklem olabiliyor. Doğru iletişim kurabilmek adına en az o’nların kullandığı yazı dili kadar bir yazı diline sahip olmak da vurgusunu yapabileceğim bir nokta… Eğitim aldığım yerlerde derslere gelen çok fazla sağır ve işitme engelli birey vardı. Yanı sıra birkaç arkadaşım da var, bu yüzden sürekli olarak aktfliğini koruyorum. Bu dili öğrenmek isteyenler varsa bir an önce öğrensinler, çünkü öğrendikçe hem kendilerine hem de çevresindekilere nasıl faydalı olacağını görecekler. Kurs araştırmaları ile başlayabilirler. Kurs eğitimlerinde şu durum da çok önemli; ben annesi/babası sağır olan bireylerden ders aldım. Bu sayede hocalarla çok uyumlu çalıştık. Araştırma yaparken eğitim verecek olan hocanın dil ve jargon düzeyi de çok kritik bir noktada yer alıyor. Bu anlamda çok şanslıydım. 🙂

Yer aldığın kurumda işitme engelli müşterilere hizmet nasıl başladı? Bu sürece herhangi bir katkın oldu mu?

Banka aracılığıyla işitme engellilere hizmet verebilmek adına kurumda 2019 senesinden beri yönetmenlerimle iç içe görüşmeler yaptım ve birkaç zaman sonra görüntülü görüşmelerde kullanılan işitme engelli hattı açıldı. Şu an Türkiye genelinde bankada bu hatta bakan toplamda 3 kişiyiz, benim dışımda diğer arkadaşlarım İstanbul ve Eskişehir’de çalışıyorlar. Çok mutlu ve gururluyuz. Hatta bağlanan aday sayısı da çoğalmış durumda. Bu durum, açıkçası bizi daha da heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor. Benim bu hizmete en büyük katkım, bu hatta görev almak ve aday olan kişiler ile TİD konuşarak onlara bankacılık işlemlerinde yardımcı olmak oldu ve başardık da… Bu sayede hem şube ziyaretinde bulunup vakit kaybı yaşamadılar hem de karşılarında kendilerinden birini gördüler ve o’nlarla iletişim kurabilen biri ile tanışıp görüşme yaptılar.

İşitme engelli müşterilerin çağrılarında en dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Bu tip çağrılarda dikkat ettiğim en önemli şey, mimik ve ellerimle yaptığım doğru hareketler… Mimik kullanımına çok özen gösterdikleri için eller ile mimiklerin uyumuna dikkat etmek gerekiyor. Yanı sıra gülümseyen bir yüz ile o’nlara yardımcı olmak için orda olduğunuzu karşı tarafa hissettirdiğinizde ise gerçekten muazzam bir görüşme ortaya çıkıyor ve başarılı kapanıyor.

Bu türden çağrıları karşılayan veya düşünen temsilcilere tavsiyelerin var mı?

Bu hatta çalışan arkadaşlarım da belirtmiş olduğum durumlara son derece özen gösteren arkadaşlarımdır. Öğrenmek isteyenler varsa, sözünü ettiğim aşamalardan geçip her gün pratik yaptıktan ve sözlüklerden destek aldıktan sonra bizlerle iletişime geçerek hizmet konusunda da daha detaylı bilgiler alabilirler.

Çağrı Merkezi

Müşteri Temsilciliğini Nasıl İyileştirebiliriz? | Yıldız Tavsiyeler

03/10/2021

Merhabalar,

Müşteri Temsilcisi mesleğinde Ekim ayı itibariyle tam 1,5 yılımı geride bırakmış bulunmaktayım. Çalışma akışı çerçevesinde dünya genelinde ki en zor mesleklerden birini yapıyoruz hatta işi yapan biz temsilcilere göre en zor mesleği yapmaktayız elbette işin en zor mesleklerden biri olduğu herkesce kabul edilen bir durum. Bunun için de müşteri temsilcileri olarak yaptığımız işin zorluğunu bir nebze olsun azaltabileceğimiz yöntemler geliştirmeye veya kendi güvenli alanımızı oluşturmaya zaman zaman ihtiyacımız olabiliyor. Yıldız tavsiyeler ile kendimce belirlemiş olduğum kritik noktaları sizlere aktarmaya çalışacağım.

Kişiselleştirmeden Kaçının: Bu madde aslında sadece müşteri temsilciliği için değil müşteri odaklı her meslekte olması gereken bir özellik. Müşterilerin öfkeli yaklaşımı, hakaret odaklı söylemleri hiçbir zaman şahsileştirilmemelidir. Yapılan eleştirileri veya yaklaşımları kendimize yönelik kabul edersek zaten zor olan işimizi daha da çekilmez bir hale getirmiş oluruz. Müşterilerin dışında takım liderlerinden şirketin tüm mercilerine kadar yaşayabileceğimiz olması gereken geri bildirimlerde de aynı şekilde kişisel bir yorumlamadan kaçınmalı bunun olması gereken akış doğrultusunda ilerlediğini kabul etmeliyiz.

Düzene Direnmeyin: Çağrı merkezleri belli kurallar ve kalıplar içerisinde ilerleyen iş noktalarıdır bu sebeple bu kurallara mümkün olduğunca kişisel dokunuş yapmamalıyız tabi ki bu herhangi bir iyileştirme önerisinden de geri durmamız anlamına gelmemektedir eğer size doğru gelmeyen veya şöyle olsa daha iyi olur diye düşündüğünüz bir konu varsa bunu kesinlikle yetkili birimlere iletin.

Proaktif Yaklaşın: Gelişen olaylarda veya aniden ortaya çıkan durumlarda olumsuzluklara odaklanmadan proaktif bir yaklaşımla olumlu yönü kendinize katmaya çalışın. Örneğin fazla mesai, vardiyanın uzaması, izin gününüzün aniden değişmesi gibi durumlar çok can sıkıcı olsa da bu duruma ne kadar tepki gösterseniz de işin getirdiği yoğunluğun mecburiyetin de yapılmış bir aksiyon olarak yorumlayabiliriz, burada işveren de sizlerin düzenini değiştirme gayreti için de değil hele ki temsilciyi işe kazandırmanın çok zor olduğu bir dönemde iken kimse çalışanına bu şekilde yaklaşmak istemez eğer olumsuzluklara odaklanıp ilerlerseniz takım huzurunu bozan çalışan konumuna gelmeniz çok olası genellikle bu olumsuzlukları sadece iki ya da üç temsilci açık açık dile getirdiği için diğer çalışanlar durumdan memnun sadece siz memnun değilsiniz tablosunu ortaya çıkarmış oluyorsunuz. Elbette her söylenene evet demek, onay vermek veya sürekli alışkanlık haline getirilen olumsuz konulara tepkisiz kalmakta doğru bir duruş değildir böyle anlarda önce çalışma arkadaşlarınızla toplu bir görüşme yapmalı, düşünceleri dinlemeli, fikir alışverişi yapmalı sonrasında yönetime rahatsızlık duyulan ortak konuyu dile getirmelisiniz.

Sorumluluk Üstlenin: Müşteri temsilciliği görevinizin dışında üstlenebileceğiniz farklı minik görevler varsa bunları üstlenmeye çalışın veya size gelen bir sorumluluğu geri çevirmeyin örneğin benim çalıştığım kurumda her hafta eğitim portalımıza yeni eğitimler atanır ve bu eğitimlerin düzenli olarak hatırlatılması, yapılıp-yapılmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu sorumluluk şuan için bulunduğum ekipte bana ait, kesinlikle yorucu bir görev değil zaten bu tarz akışlar küçük ama önemli detayları barındıran noktalardır, böylelikle işime farklı bir renk katmış hem de sorumluluk bilincimi ve görev takibi yönümü güçlendirmiş oluyorum.

Hedef Odaklı İlerleyin: Hedefi olmayan insanlar hayatta genellikle başarısız olurlar ya da kendilerini göstermekten kaçınırlar onlar için standart noktada ilerlemek veya altında bir seviyede olmak yeterlidir. Hedef odaklı ilerlemek işinize olan bağlılığınızı ve iş kalitenizi arttırır, hedef odaklılığı elbette sadece çağrı kalitenizin derecesini-puanını arttırma odaklı değil belli bir konuma yükselme odaklı da belirleyebilirsiniz hatta birden fazla hedefde koyabilirsiniz.

Çağrı Merkezi

Çağrılarda Sık Yapılan Hatalar

05/03/2021

Müşteri temsilciliği işimde gelecek ay 1. yılıma giriş yapacağım. İşe ilk başladığımda bir aylık sürecin bir yıl gibi geleceğini düşünüyordum ama tam tersi olduğunu söyleyebilirim. Zamanın gerçekten su gibi akıp gitmesi tabiri çok doğru, o kadar hızlı ilerliyor ki nasıl geçtiğini bazen anlamak güç. Bu geçen süre zarfında sektörün yoğunluğunun yüksek olması sebebiyle birçok çağrı aldım ve çağrılarda hem kendi yaptığım hataları hem de gözlemlediğim hataları sizler için derledim.

• Müşterinin Sözünü Kesmek: Bu hata yapılan en sık hatalardan biri. Özellikle temsilcilikte ilerleyen dönemlerde oluşan bu hata görüşme kalitenizin düşmesine sebebiyet vermektedir. Edinilen tecrübeyle müşterinin ne söyleyeceğini anlamamız güzel bir durum olsa da müşterinin sözünü bitirmesini beklemek her zaman olması gereken bir davranış biçimidir.

• Anlaşılır İfadeler Kullanmamak: Müşterimizin çok fazla anlayamayacağı, sektörel ifadelere yer vermek müşterimizin aklının karışmasına ve görüşme süresinin uzamasına sebebiyet vermektedir. Günlük konuşma dilinde olmadan fakat toplumca aşina olduğumuz kelimeler üzerinden anlatımlar daha rahat bir görüşme geçirmenizin önünü açar.

• Günlük Konuşma Dili: Görüşmelerde günlük konuşma diline yer vermek özellikle çağrı merkezine ilk başlayan temsilcilerin sık yaptığı hatalardan biridir. Sektörel değişimlerde farklılıklar olabileceği gibi bazı kelimeler tüm çağrı merkezlerinde tercih edilmez. Örneğin “efendim, buyrun, alo” gibi kelimeler yerine “Ayşe Hanım, Mehmet Bey”, “dinliyorum sizi” gibi ifadeler daha doğru tercihler olacaktır.

• Gereksiz Bilgi Paylaşımı: Bazı görüşmelerde temsilciler müşterilerin bağlanmış olduğu problemi çözmekle birlikte müşteriye iletmediği, probleminin olmadığı birtakım bilgileri de ileterek görüşmenin uzamasına sebebiyet vermektedir. Müşterinin iletmediği problem üzerine işine yarayacak bir bilgi paylaşımı temelde kötü bir yaklaşım olmasa da görüşmenin gereksiz uzamasına yol açacaktır.

• İkilem Konuşma: Müşterinin iletmiş olduğu problem karşısında “ığğ, uuğ” gibi ne söyleyeceğimizi toparlayamadığımız, kendimizi net bir şekilde ifade edemediğimiz görüşmelerde ikilem konuşmalar yapılabilmektedir. Bu tarz konuşmalarda müşterinin bizlerden beklediği bilgiyi tam olarak kendimizden emin bir şekilde iletemediğimiz için görüşme sonlandırıldıktan sonra müşteri genelde tekrardan çağrı merkezine bağlanarak bir önceki görüşmesinde ki temsilciden çok fazla tatmin olmadığını belirtir ve sorununu bir kez daha iletir. Görüşmelerde müşterimize ileteceğimiz bilgilerde kendimizden emin bilgiler vermeli varsa aklımıza takılan bir noktayı mutlaka takım liderine danışarak gidermeliyiz.

Çağrı Merkezi

Müşteri Temsilciliğinde Altın Kurallar

30/01/2021

Her işin kendince bir zorluğu var fakat bazı meslekler fiziken veya zihnen yönüyle diğer mesleklerden daha zorlu bir noktada yer alıyorlar. Müşteri Temsilciliği de gün içerisinde çok fazla içeriğe sahip olması ile zihnen, konuşmaya dayalı olması yönüyle de fiziken yorgunluğu barındıran bir iş. Müşteri Temsilcisi bu zorlu işte elbette bir takım noktalara dikkat etmeli ve bu noktalar üzerine yoğunlaşmalı. İşte temsilcilikte altın kurallar:

Sabırlı Olmak – En önemli kriter kesinlikle sabırlı olmak. Uzun süren görüşmeler, içerisinden çıkılması zor olan konular, öfkeli bir müşteri karşısında kesinlikle derin bir nefes alınmalı ve sabırlı olunmalıdır.

Üslup Yapmamak – Görüşmelerde müşteriye karşı olan kelime seçimlerinde dikkatli olunmalı, kaba bir üslup ile yaklaşılmamalıdır. Müşterinin tutumu ne olursa olsun görüşme temsilci çerçevesinde saygı çizgisinde ilerlemelidir. Müşteri küfür veya hakaret içerikli yaklaştığında çalışılan kurumun kuralları çerçevesinde müşteriye görüşmeye bu şekilde devam edilemeyeceği anonsu verilerek görüşme sonlandırılmalıdır.

• Çözüm Odaklı Yaklaşmak – Karşımıza çıkan problemler de müşteriye negatif yaklaşılmamalı ve çözüm üretilmelidir. Müşteriye eğer varsa mutlaka alternatif kanallar sunulmalıdır, problemi çözerken sadece anlık çözüm değil müşteriye her daim faydalanabileceği bilgiler iletilmelidir böylelikle müşteri ilerleyen süreçlerde benzer problemleri o an görüşme içerisinde aldığı bilgilerle çözebilir ve çağrı merkezine tekrardan başvurmak zorunda kalmaz.

• Canlı Ses Tonu – Problemli bir gün geçiriyor olabilirsiniz veya çok yorucu bir tempoda çalışıyorsunuzdur bu sebeple yorgunluk direk sesimize de yansır. Müşteriye bu yorgunluğu yansıtmamalı ve daima canlı bir ses tonuyla konuşulmalıdır.

• Görüşme Hakimiyetini Elde Tutmak – Görüşme içerisinde müşteriye daima baskınlık kurmalı ve görüşmenin gidişatını siz belirlemelisiniz. Bu baskınlık elbette ses yükseltmek veya söz kesme olarak değil iletilen konuya net ve anlaşılır ifadelerle açıklık getirerek olmalıdır.

• Doğru ve Eksiksiz Bilgi Aktarımı – Çalışılan sektör ve kuruma göre var olan bilgiler zaman içerisinde değişebilir, güncellenebilir. Temsilcilikte en önemli noktalardan biri de gelen bu yenilikleri düzenli takip etmek ve müşteriye bu kapsamda doğru ve eksiksiz bilgi aktarmaktır.

Çağrı Merkezi İnsan Kaynakları

Pandemi Sürecinde Çağrı Merkezi ve Dijitalleşme

07/12/2020

Dijital dünya her zaman Türk toplumu açısından karmaşık ve zorlayıcı konumda yer almıştır. Genellikle genç kitle tarafından iyi yönetilmekle beraber yine de tam anlamıyla olumlu bir ivme kazanmamıştır. Pandemi süreci ile birlikte hem dijitalleşme hem de sürecin getirmiş olduğu sosyal mesafe ve gündelik yaşamdan uzaklaşarak evlerimize çekildiğimiz yaşam stiliyle beraber çağrı merkezlerinin önemi büyük ölçüde artmıştır. Elbette bu önem artışı bazı sektörlerin çağrı merkezlerine negatif bir yön verirken genel anlamda çağrı merkezlerinin çok yüksek bir yoğunluğa eriştiğini söyleyebiliriz özellikle e-ticaret ve banka sektöründe bu artış gözle görülür düzeyde. Çağrı merkezleri pandemi öncesinde de yoğun bir çalışma temposunun yer aldığı sektör olarak bilinse de pandemi ile beraber bu yoğunluğun artışı sektörün çok fazla istihdam sağlamasına yol açtı ayrıca var olan istihdam üzerinde de iyileştirmelere götürdü. Peki bu istihdam ihtiyacında aniden gelişen derin boşluk çağrı merkezleri tarafından nasıl giderildi? Elbette var olan işsizlik düzeyi oluşan bu boşluğun çabucak kapanmasını sağladı fakat kişileri işe alırken birtakım envanterler, simülasyonlar ve ön elemeler belirleyici rol üstlendi. İşe alınacak kişilerde:

  • Diksiyon
  • Çağrı yönetme kabiliyeti
  • Çözüm odaklılık

kriterleri büyük önem arz ederken her şirkette var olan genel şartlara (eğitim düzeyi, yaş vb.) dikkat edilerek alımlar yapıldı ve yapılmaya büyük bir hızla devam ediliyor. Bu alım süreci elbette şirketlerin kendi içerisinde var olan temsilci dışı departmanlarında ki yoğunluğunu direkt etkiledi ve bu alanlara da hem iç havuzdan hem de dış kaynaklardan istihdam sağlanıyor.

Çağrı merkezindeki yoğunluk artışı ve yeni temsilcilerin operasyona katılması ile birlikte elbette müşteri memnuniyetinde düşüşler görülmeye başlandı burada görülen düşüş elbette sadece müşterinin yeni bir temsilci ile görüşmesi olarak değerlendirilmemeli aynı zamanda dijitalleşme ile daha içli dışlı noktaya gelen müşteri kitlesinin teknolojiye olan yabancılığı bu aşamada büyük bir pay üstlendi. Dijital dünyaya ayak uydurma süreciyle beraber bu dünyayı daha kullanılabilir ve anlaşılır noktaya getirme görevi de elbette kurumlara düşüyor, daha anlaşılır ve sade tasarımlarla beraber fonksiyonların arttırılması ile yüz yüze görüşmelere gerek kalmadan birçok işlemin direkt yapılabilmesini sağlamak hedefler arasında ilk sırada.

Pandeminin çağrı merkezleri üzerinde ki bir diğer önemli etkisi ise “home office” olarak adlandırılan evden çalışma stilinin tam olarak benimsenmesine ön ayak olması. Aslında bu çalışma stilinin müşteri temsilciliğine çok uygun olmasının örneklerini pandemi öncesinde de görmek mümkün özellikle yurt dışı sektöründe oldukça yaygın. Ülkemizde de yaygınlaşıtırılma düşüncesinde olan bir noktada iken pandemi ile birlikte bu düşünce hayata geçti diyebiliriz şuan birçok firma artık bu şekilde çalışıyor elbette hala az da olsa şirket tabanlı çalışmalar sürdürülse de bu çalışma şeklinin pandemi süreci sonrası da devam edeceği düşüncesindeyim.