Browsing Tag

çağrı merkezi

Çağrı Merkezi

Çağrılarda Sık Yapılan Hatalar

05/03/2021

Müşteri temsilciliği işimde gelecek ay 1. yılıma giriş yapacağım. İşe ilk başladığımda bir aylık sürecin bir yıl gibi geleceğini düşünüyordum ama tam tersi olduğunu söyleyebilirim. Zamanın gerçekten su gibi akıp gitmesi tabiri çok doğru, o kadar hızlı ilerliyor ki nasıl geçtiğini bazen anlamak güç. Bu geçen süre zarfında sektörün yoğunluğunun yüksek olması sebebiyle birçok çağrı aldım ve çağrılarda hem kendi yaptığım hataları hem de gözlemlediğim hataları sizler için derledim.

• Müşterinin Sözünü Kesmek: Bu hata yapılan en sık hatalardan biri. Özellikle temsilcilikte ilerleyen dönemlerde oluşan bu hata görüşme kalitenizin düşmesine sebebiyet vermektedir. Edinilen tecrübeyle müşterinin ne söyleyeceğini anlamamız güzel bir durum olsa da müşterinin sözünü bitirmesini beklemek her zaman olması gereken bir davranış biçimidir.

• Anlaşılır İfadeler Kullanmamak: Müşterimizin çok fazla anlayamayacağı, sektörel ifadelere yer vermek müşterimizin aklının karışmasına ve görüşme süresinin uzamasına sebebiyet vermektedir. Günlük konuşma dilinde olmadan fakat toplumca aşina olduğumuz kelimeler üzerinden anlatımlar daha rahat bir görüşme geçirmenizin önünü açar.

• Günlük Konuşma Dili: Görüşmelerde günlük konuşma diline yer vermek özellikle çağrı merkezine ilk başlayan temsilcilerin sık yaptığı hatalardan biridir. Sektörel değişimlerde farklılıklar olabileceği gibi bazı kelimeler tüm çağrı merkezlerinde tercih edilmez. Örneğin “efendim, buyrun, alo” gibi kelimeler yerine “Ayşe Hanım, Mehmet Bey”, “dinliyorum sizi” gibi ifadeler daha doğru tercihler olacaktır.

• Gereksiz Bilgi Paylaşımı: Bazı görüşmelerde temsilciler müşterilerin bağlanmış olduğu problemi çözmekle birlikte müşteriye iletmediği, probleminin olmadığı birtakım bilgileri de ileterek görüşmenin uzamasına sebebiyet vermektedir. Müşterinin iletmediği problem üzerine işine yarayacak bir bilgi paylaşımı temelde kötü bir yaklaşım olmasa da görüşmenin gereksiz uzamasına yol açacaktır.

• İkilem Konuşma: Müşterinin iletmiş olduğu problem karşısında “ığğ, uuğ” gibi ne söyleyeceğimizi toparlayamadığımız, kendimizi net bir şekilde ifade edemediğimiz görüşmelerde ikilem konuşmalar yapılabilmektedir. Bu tarz konuşmalarda müşterinin bizlerden beklediği bilgiyi tam olarak kendimizden emin bir şekilde iletemediğimiz için görüşme sonlandırıldıktan sonra müşteri genelde tekrardan çağrı merkezine bağlanarak bir önceki görüşmesinde ki temsilciden çok fazla tatmin olmadığını belirtir ve sorununu bir kez daha iletir. Görüşmelerde müşterimize ileteceğimiz bilgilerde kendimizden emin bilgiler vermeli varsa aklımıza takılan bir noktayı mutlaka takım liderine danışarak gidermeliyiz.

Çağrı Merkezi

Müşteri Temsilciliğinde Altın Kurallar

30/01/2021

Her işin kendince bir zorluğu var fakat bazı meslekler fiziken veya zihnen yönüyle diğer mesleklerden daha zorlu bir noktada yer alıyorlar. Müşteri Temsilciliği de gün içerisinde çok fazla içeriğe sahip olması ile zihnen, konuşmaya dayalı olması yönüyle de fiziken yorgunluğu barındıran bir iş. Müşteri Temsilcisi bu zorlu işte elbette bir takım noktalara dikkat etmeli ve bu noktalar üzerine yoğunlaşmalı. İşte temsilcilikte altın kurallar:

Sabırlı Olmak – En önemli kriter kesinlikle sabırlı olmak. Uzun süren görüşmeler, içerisinden çıkılması zor olan konular, öfkeli bir müşteri karşısında kesinlikle derin bir nefes alınmalı ve sabırlı olunmalıdır.

Üslup Yapmamak – Görüşmelerde müşteriye karşı olan kelime seçimlerinde dikkatli olunmalı, kaba bir üslup ile yaklaşılmamalıdır. Müşterinin tutumu ne olursa olsun görüşme temsilci çerçevesinde saygı çizgisinde ilerlemelidir. Müşteri küfür veya hakaret içerikli yaklaştığında çalışılan kurumun kuralları çerçevesinde müşteriye görüşmeye bu şekilde devam edilemeyeceği anonsu verilerek görüşme sonlandırılmalıdır.

• Çözüm Odaklı Yaklaşmak – Karşımıza çıkan problemler de müşteriye negatif yaklaşılmamalı ve çözüm üretilmelidir. Müşteriye eğer varsa mutlaka alternatif kanallar sunulmalıdır, problemi çözerken sadece anlık çözüm değil müşteriye her daim faydalanabileceği bilgiler iletilmelidir böylelikle müşteri ilerleyen süreçlerde benzer problemleri o an görüşme içerisinde aldığı bilgilerle çözebilir ve çağrı merkezine tekrardan başvurmak zorunda kalmaz.

• Canlı Ses Tonu – Problemli bir gün geçiriyor olabilirsiniz veya çok yorucu bir tempoda çalışıyorsunuzdur bu sebeple yorgunluk direk sesimize de yansır. Müşteriye bu yorgunluğu yansıtmamalı ve daima canlı bir ses tonuyla konuşulmalıdır.

• Görüşme Hakimiyetini Elde Tutmak – Görüşme içerisinde müşteriye daima baskınlık kurmalı ve görüşmenin gidişatını siz belirlemelisiniz. Bu baskınlık elbette ses yükseltmek veya söz kesme olarak değil iletilen konuya net ve anlaşılır ifadelerle açıklık getirerek olmalıdır.

• Doğru ve Eksiksiz Bilgi Aktarımı – Çalışılan sektör ve kuruma göre var olan bilgiler zaman içerisinde değişebilir, güncellenebilir. Temsilcilikte en önemli noktalardan biri de gelen bu yenilikleri düzenli takip etmek ve müşteriye bu kapsamda doğru ve eksiksiz bilgi aktarmaktır.

Çağrı Merkezi İnsan Kaynakları

Pandemi Sürecinde Çağrı Merkezi ve Dijitalleşme

07/12/2020

Dijital dünya her zaman Türk toplumu açısından karmaşık ve zorlayıcı konumda yer almıştır. Genellikle genç kitle tarafından iyi yönetilmekle beraber yine de tam anlamıyla olumlu bir ivme kazanmamıştır. Pandemi süreci ile birlikte hem dijitalleşme hem de sürecin getirmiş olduğu sosyal mesafe ve gündelik yaşamdan uzaklaşarak evlerimize çekildiğimiz yaşam stiliyle beraber çağrı merkezlerinin önemi büyük ölçüde artmıştır. Elbette bu önem artışı bazı sektörlerin çağrı merkezlerine negatif bir yön verirken genel anlamda çağrı merkezlerinin çok yüksek bir yoğunluğa eriştiğini söyleyebiliriz özellikle e-ticaret ve banka sektöründe bu artış gözle görülür düzeyde. Çağrı merkezleri pandemi öncesinde de yoğun bir çalışma temposunun yer aldığı sektör olarak bilinse de pandemi ile beraber bu yoğunluğun artışı sektörün çok fazla istihdam sağlamasına yol açtı ayrıca var olan istihdam üzerinde de iyileştirmelere götürdü. Peki bu istihdam ihtiyacında aniden gelişen derin boşluk çağrı merkezleri tarafından nasıl giderildi? Elbette var olan işsizlik düzeyi oluşan bu boşluğun çabucak kapanmasını sağladı fakat kişileri işe alırken birtakım envanterler, simülasyonlar ve ön elemeler belirleyici rol üstlendi. İşe alınacak kişilerde:

  • Diksiyon
  • Çağrı yönetme kabiliyeti
  • Çözüm odaklılık

kriterleri büyük önem arz ederken her şirkette var olan genel şartlara (eğitim düzeyi, yaş vb.) dikkat edilerek alımlar yapıldı ve yapılmaya büyük bir hızla devam ediliyor. Bu alım süreci elbette şirketlerin kendi içerisinde var olan temsilci dışı departmanlarında ki yoğunluğunu direkt etkiledi ve bu alanlara da hem iç havuzdan hem de dış kaynaklardan istihdam sağlanıyor.

Çağrı merkezindeki yoğunluk artışı ve yeni temsilcilerin operasyona katılması ile birlikte elbette müşteri memnuniyetinde düşüşler görülmeye başlandı burada görülen düşüş elbette sadece müşterinin yeni bir temsilci ile görüşmesi olarak değerlendirilmemeli aynı zamanda dijitalleşme ile daha içli dışlı noktaya gelen müşteri kitlesinin teknolojiye olan yabancılığı bu aşamada büyük bir pay üstlendi. Dijital dünyaya ayak uydurma süreciyle beraber bu dünyayı daha kullanılabilir ve anlaşılır noktaya getirme görevi de elbette kurumlara düşüyor, daha anlaşılır ve sade tasarımlarla beraber fonksiyonların arttırılması ile yüz yüze görüşmelere gerek kalmadan birçok işlemin direkt yapılabilmesini sağlamak hedefler arasında ilk sırada.

Pandeminin çağrı merkezleri üzerinde ki bir diğer önemli etkisi ise “home office” olarak adlandırılan evden çalışma stilinin tam olarak benimsenmesine ön ayak olması. Aslında bu çalışma stilinin müşteri temsilciliğine çok uygun olmasının örneklerini pandemi öncesinde de görmek mümkün özellikle yurt dışı sektöründe oldukça yaygın. Ülkemizde de yaygınlaşıtırılma düşüncesinde olan bir noktada iken pandemi ile birlikte bu düşünce hayata geçti diyebiliriz şuan birçok firma artık bu şekilde çalışıyor elbette hala az da olsa şirket tabanlı çalışmalar sürdürülse de bu çalışma şeklinin pandemi süreci sonrası da devam edeceği düşüncesindeyim.